Gözümüzü yüksek çözünürlüklü kusursuz bir kameraya benzetecek olursak, bu kameranın en can alıcı noktası, tam ortasında yer alan ve "HD (Yüksek Çözünürlüklü)" keskin görüşü sağlayan makula (sarı nokta) bölgesidir. İnsanların yüzlerini tanımamız, bir kitabı okuyabilmemiz, renkleri canlı bir şekilde ayırt etmemiz ve aracımızı güvenle kullanmamız, tamamen sadece birkaç milimetre çapındaki bu minik dokunun sağlıklı çalışmasına bağlıdır. Ancak bazı durumlarda, makula dokusu göz damlaları, iğneler veya lazerlerle düzeltilemeyecek mekanik çekintilere ve yapısal bozulmalara maruz kalır. Bu noktada devreye giren Makula Cerrahisi, oftalmoloji dünyasının en hassas, en mikroskobik ve "kuyumcu titizliği" gerektiren üst düzey ameliyatlarındandır. Göz Hastalıkları Uzmanı Ayşe Öner ve makula cerrahisinde uluslararası referans kabul edilen klinik ekibi olarak, görme merkezinizdeki en ince zarları dahi başarıyla onarıyor, çarpıklaşan dünyanızı yeniden netleştiriyoruz. Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel vizyonunu kliniğimizin VIP hizmet standartlarıyla birleştirerek, dünyanın dört bir yanından gelen uluslararası hastalarımıza, sıfır bekleme süresiyle usta ellerde şifa bulma ve stresten tamamen arındırılmış benzersiz bir tıbbi seyahat deneyimi sunuyoruz.
Makula cerrahisi, genellikle yaşlanmaya bağlı olarak göz içindeki jelin (vitreusun) yapısının bozulması ve sarı noktayı mekanik olarak çekmesi, buruşturması veya delmesi durumlarında zorunlu hale gelir. Kliniğimizde bu ileri düzey cerrahinin uygulandığı iki temel hastalık şunlardır:
1. Epiretinal Membran (ERM - Makulada Zar Oluşumu): Gözün içini dolduran jel, ilerleyen yaşla birlikte retinadan ayrılırken makula yüzeyinde yara izine benzer yarı saydam, ince bir zar bırakabilir. Bu zar zamanla büzüşerek altındaki hassas sarı noktayı adeta bir çarşafı buruşturur gibi kırıştırır.
2. Makula Deliği (Macular Hole): Göz içindeki jel (vitreus) retinadan ayrılırken bazen sarı noktaya çok sıkı yapışık kalır ve ayrılma sırasında sarı noktanın tam ortasından bir doku parçasını kopararak orada mikroskobik bir delik açar.
Makula cerrahisi, özünde ileri düzey bir Vitrektomi ameliyatıdır ancak odak noktası doğrudan görme merkezi olduğu için çok daha spesifik, yüksek çözünürlüklü mikroskoplar ve ekstra ince aletler gerektirir.
Makula cerrahisinin başarısı, ameliyat sonrası süreçte hastanın doktorun talimatlarına olan tam uyumuna bağlıdır.
Makula cerrahisi, hem cerrahın olağanüstü el becerisini gerektiren teknik bir süreç, hem de ameliyat sonrası (yüzüstü yatış ve uçuş yasağı nedeniyle) uluslararası hastalar için kompleks bir lojistik yönetim sürecidir. Kendi ülkelerinde bu yüksek teknolojiye ve tecrübeye anında ulaşamayan hastalarımız için kliniğimiz, süreci baştan sona planlayan bir VIP ekosistem sunar.
Merkezi görüşünüzdeki çarpıklığın veya karanlık lekenin hayatınızın merkezine yerleşmesine izin vermeyin. Makulanızdaki sorunu mikroskobik hassasiyetle onarmak, bekleme listelerini VIP sağlık turizmi konforuyla aşmak ve Türkiye’nin eşsiz sağlık hizmetleriyle tanışmak için Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği’nin uluslararası koordinasyon birimiyle derhal iletişime geçin. Dünyanın tüm detaylarını yeniden net görmeyi hak ediyorsunuz.
Maalesef düzelmez. Makulada açılan bir delik veya makulayı buruşturan bir zar oluşumu, tamamen "mekanik ve anatomik" bir hasardır. Nasıl ki yırtılan bir kumaşı damla damlatarak birleştiremezseniz, makuladaki bu sorunlar da sadece "Mikro-Cerrahi (Vitrektomi ve Zar Soyma)" yöntemiyle düzeltilebilir. Bu incelikli operasyonla, göz arkasındaki mikronluk zar çok özel ince aletlerle soyulur ve deliğin kapanması/kırışıklığın düzelmesi sağlanır.
Evet, makula deliği cerrahisinin başarısındaki en kritik faktör budur. Ameliyat sırasında makulanızın üzerine genleşen bir gaz kabarcığı bırakılır. Gaz doğası gereği her zaman yukarı (tavana) doğru yükselir ve baskı yapar. Makulanız (sarı nokta) göz kürenizin tam arkasında yer alır. Yüzüstü (yere bakacak şekilde) yattığınızda, göz içindeki gaz kabarcığı direkt olarak gözün arkasına, yani makula deliğinin tam üzerine doğru baskı (tampon) yapar. Bu mekanik baskı, deliğin kalıcı olarak birbirine yapışıp kapanmasını sağlar. Genellikle 5 ila 7 gün süren bu yüzüstü yatış, işlemin kalbi niteliğindedir.
Yüzüstü yatmanın zorlayıcı bir süreç olduğunun farkındayız ve VIP sağlık turizmi anlayışımızla bu zorluğu sizin için minimize ediyoruz. Yurt dışı uçuş yasağınız ve yüzüstü dinlenme gereksiniminiz nedeniyle, kliniğimiz asistanları sizi ameliyat sonrasında sıradan bir hasta odası yerine, ihtiyaçlarınıza göre özel olarak ayarlanmış lüks ve konforlu bir otel odasına yerleştirir. Ailenizin refakatinde, stressiz ve izole bir ortamda nekahat sürecinizi geçirirsiniz. Gerekli tüm tıbbi bilgilendirmeleriniz ve yatış pozisyonu eğitimleriniz, ana dilinizi konuşan tercümanlarımız tarafından bizzat verilir. Kriz anını, güvenli bir şifa kampına dönüştürüyoruz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.