Görme duyumuz, yıllar boyunca biriktirdiğimiz anıların, sevdiklerimizin yüzlerindeki tebessümlerin ve dünyanın eşsiz güzelliklerinin en büyük şahididir. Ancak zamanın ilerlemesiyle birlikte vücudumuzda yaşanan hücresel yaşlanma ve doğal fizyolojik değişimler, gözlerimizin bu kusursuz penceresine de yansır. Dünya genelinde önlenebilir körlüklerin ve görme kayıplarının en sık karşılaşılan nedeni olan, halk arasında "göze perde inmesi" olarak bilinen Yaşlanmaya Bağlı Kataraktlar, günümüzün ileri tıp teknolojileriyle dakikalar içinde tedavi edilebilen, sonuçları itibarıyla son derece yüz güldürücü bir rahatsızlıktır.
İnsan gözü, çalışma prensibi olarak mükemmel bir fotoğraf makinesine benzer. Gözümüzün renkli kısmı olan irisin hemen arkasında, dışarıdan gelen ışınları kırarak retina tabakasına (görme merkezine) odaklayan, tamamen saydam, esnek ve kristal yapıda bir "doğal göz içi lensi" (mercek) bulunur. Genç yaşlarda bu mercek adeta bir cam kadar berraktır ve uzak-yakın her mesafeye anında odaklanmamızı sağlayan muazzam bir esnekliğe sahiptir.
Yaşlanmaya bağlı katarakt (Senil Katarakt), yıllar içinde bu doğal merceğin hücresel metabolizmasının yavaşlaması, içerisindeki su oranının değişmesi ve en önemlisi protein yapısının bozularak (denatürasyon) kümelenmesi sonucu ortaya çıkar. Mercek, o mükemmel saydam yapısını yavaş yavaş kaybederek matlaşmaya, sararmaya veya kahverengileşmeye başlar.
Bu durumu, buğulanmış, kirlenmiş veya buzlu bir camın arkasından dışarıya bakmaya benzetebilirsiniz. Göz içi lensi matlaştığında, dışarıdan gelen ışık retinanın üzerine net bir şekilde düşemez, ışık göz içinde saçılır veya engellenir. Bunun sonucunda, beynimize giden görüntü sinyallerinin kalitesi bozulur ve görme keskinliğinde kademeli, geri dönüşümsüz bir düşüş yaşanır.
Merceğin hangi bölgesinin matlaştığına bağlı olarak yaşa bağlı kataraktlar üç ana klinik gruba ayrılır:
Her ne kadar adından da anlaşılacağı üzere en büyük etken "yaşlanma" süreci olsa da, bazı genetik ve çevresel faktörler kataraktın oluşum yaşını erkene çekebilir ve hastalığın ilerleme hızını artırabilir:
Katarakt oluşumu ağrı, kızarıklık veya yanma yapmayan, son derece sinsi ve yavaş ilerleyen bir süreçtir. Hastalar genellikle görüşlerinin yıllar içinde yavaş yavaş soluklaştığını fark ederler. Kliniğimize en sık şu şikayetlerle başvurulmaktadır:
Katarakt tanısı, Uzman Dr. Ayşe Öner tarafından yapılan detaylı ve tamamen ağrısız bir göz muayenesi ile kesin olarak konulmaktadır. Muayene sürecimiz şu ileri teknoloji adımlarını içerir:
Hastalarımızın bilmesi gereken en önemli bilimsel gerçek şudur: Yaşlanmaya bağlı kataraktın ilaçla, damlayla, göz egzersizleriyle veya özel beslenme programlarıyla tedavisi kesinlikle mümkün değildir. Tek ve kesin çözüm, özelliğini yitirmiş, matlaşan merceğin cerrahi olarak gözden alınarak yerine berrak bir yapay mercekle değiştirilmesidir.
Kliniğimizde dünya standartlarında uygulanan FAKO Cerrahisi, bu alandaki altın standarttır ve üstün bir teknolojiye dayanır:
Puslu camların ardından dünyayı izlemeye mahkum değilsiniz. Uzman ellerde, ileri teknolojinin getirdiği mucizeyle renklerin canlılığını, sevdiklerinizin yüzünü ve hayatın tüm netliğini yeniden keşfetmek için kliniğimize hemen ulaşın. Gözlerinizdeki perdeyi kaldıralım, aydınlık günlerinize birlikte kapı aralayalım.
Geçmiş yıllarda eski dikişli ameliyat yöntemleri kullanılırken böyle bir zorunluluk vardı ancak günümüzde bu tamamen yanlış bir inanıştır. Kliniğimizde uygulanan ileri teknoloji "Fakoemülsifikasyon (FAKO)" yönteminde ses dalgaları kullanılır. Katarakt ne kadar sertleşirse, parçalamak o kadar zorlaşır ve göz dokularına o kadar fazla enerji vermek gerekir. Aksine, kataraktınız görüş kalitenizi etkilemeye (gece sürüşünde parlama, renklerde soluklaşma) başladığı an ameliyat olmak en güvenli ve iyileşmesi en hızlı yöntemdir.
Katarakt cerrahisi genel anestezi (narkoz) veya göz çevresine yapılan iğneli uyuşturmalar gerektirmeyen, son derece konforlu bir işlemdir. Gözünüz sadece birkaç damla anestezik ilaçla tamamen hissizleştirilir. İşlem sırasında uyanık olursunuz ancak kesinlikle hiçbir acı veya batma hissetmezsiniz. Dr. Ayşe Öner’in usta ellerinde ameliyatınız dikişsiz olarak sadece 10-15 dakika içinde tamamlanır ve hemen ayağa kalkabilirsiniz.
Bu operasyon için hastanede yatılı kalmanıza gerek yoktur. "VIP Katarakt Paketi" kapsamında kliniğimize ulaştığınız gün detaylı göz ölçümleriniz (Biyometri) yapılır ve size en uygun lens belirlenir. Aynı gün veya ertesi sabah JCI akreditasyonlu ameliyathanelerimizde işleminiz gerçekleştirilir. Ameliyattan 1 gün sonra yapılan ilk kontrolünüzün ardından, enfeksiyondan koruyan damlalarınızı kullanarak güvenle uçağınıza binebilir veya Türkiye tatilinize devam edebilirsiniz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.