Sekonder Göz İçi Lensi Uygulamaları (Skleraya Sütüre Edilen)

Gözlerimiz, anatomik olarak kusursuz bir denge ve mühendislik üzerine inşa edilmiştir. Dışarıdan gelen ışığı kırarak net bir görüntü elde etmemizi sağlayan doğal göz içi merceğimiz (lens), incecik ancak son derece dayanıklı bir zarın (kapsülün) içinde, görünmez bağlarla gözün orta hattında asılı durur. Ancak geçirilen ağır göz travmaları, komplike olmuş önceki göz ameliyatları veya genetik sendromlar nedeniyle bu hassas denge bozulabilir; mercek veya onu tutan zar parçalanabilir, yerinden kayabilir. Gözün tamamen "lenssiz" kalarak görme yetisini büyük ölçüde yitirdiği bu gibi umutsuz görünen tablolarda, günümüzün en üst düzey mikrocerrahi tekniklerinden biri olan Sekonder Göz İçi Lensi Uygulamaları (Skleraya Sütüre Edilen Lensler) devreye girmektedir.

Sekonder Göz İçi Lensi (İkincil Lens) Nedir?

Standart bir katarakt ameliyatında (Primer/Birincil Lens Uygulaması), matlaşan doğal kataraktlı lens ultrasonik ses dalgalarıyla temizlenir, ancak lensin dış zarı (kapsülü) yerinde bırakılır. Daha sonra şeffaf yapay mercek, bu doğal zarın içine bir yuvaya oturtulur gibi yerleştirilir.

Ancak bazı durumlarda, yapay lensi içine koyabileceğimiz bu doğal "zar (kapsül)" desteği tamamen ortadan kalkmış olabilir. Gözün içinde lensi tutacak hiçbir anatomik destek kalmadığında uygulanan cerrahi işlemlere "Sekonder (İkincil) Göz İçi Lensi Uygulamaları" adı verilir. Gözün içindeki bu desteksizlik durumunda, yeni takılacak olan yapay lensin gözün tam merkezinde, milimetrik bir hassasiyetle sabitlenebilmesi için doğrudan gözün beyaz ve sağlam dış duvarına (skleraya) asılması gerekir. Tıp literatüründe bu son derece teknik ve hassas işleme "Skleral Fiksasyon (Skleraya Sütüre Edilen / Dikişli veya Dikişsiz Asılan Lens)" adı verilmektedir.

Kapsül Desteği Neden Kaybolur? (Kimlere Uygulanır?)

Gözün doğal zar desteğinin kaybolması ve skleral fiksasyon ameliyatına ihtiyaç duyulması genellikle şu komplike ve zorlu senaryolarda ortaya çıkar:

  1. Komplike Geçmiş Katarakt Ameliyatları: Yıllar önce veya yakın zamanda başka bir merkezde geçirilmiş katarakt ameliyatı sırasında, kataraktın çok sert olması veya hastanın göz yapısındaki zayıflıklar nedeniyle doğal kapsül yırtılmış olabilir. Bu durumda cerrah, o an yapay lensi takamadan ameliyatı sonlandırmak zorunda kalır ve hasta "Afak" (lenssiz) olarak yaşamaya başlar.
  2. Lens Dislokasyonu (Yapay Lensin Göz Arkasına Düşmesi): Başarılı bir katarakt ameliyatından yıllar sonra, lensi tutan bağların zamanla çürümesi veya zayıflaması (Psödoeksfoliyasyon Sendromu) sonucunda, göz içindeki yapay mercek yerinden koparak gözün arka boşluğuna (vitreus sıvısının içine) düşebilir.
  3. Ağır Göz Travmaları: Göze alınan şiddetli künt darbeler (top çarpması, yumruk vb.) veya delici yaralanmalar, lensi tutan bağları (zonülleri) aniden kopararak merceğin yerinden tamamen ayrılmasına (luksasyon) neden olur.
  4. Genetik ve Sistemik Sendromlar: Marfan Sendromu veya Ehler-Danlos Sendromu gibi bağ dokusu hastalıklarına sahip bireylerde, lensi yerinde tutan bağlar doğuştan zayıftır ve genç yaşlarda bile lens kendiliğinden yerinden kayabilir.

Lenssiz Kalmanın veya Lens Kaymasının Belirtileri Nelerdir?

Göz içinde ışığı kıracak bir merceğin bulunmaması (Afaki) veya merceğin yerinden kayması (Subluksasyon/Dislokasyon), hastanın günlük yaşantısını anında felç eden şiddetli belirtiler verir:

  1. Aniden Gelişen Derin Görme Kaybı: Gözün odaklama gücünün %30'unu sağlayan lens aniden düştüğünde, hasta dünyayı suyun altından bakıyormuş gibi son derece bulanık ve silik görür.
  2. Yüksek Hipermetropi (Kalın Gözlük İhtiyacı): Lenssiz kalan bir gözün görebilmesi için +10.00 ile +14.00 numara arasında değişen, şişe dibi tabir edilen çok kalın ve ağır gözlük camlarına ihtiyacı olur. Bu gözlükler görüş alanını daraltır ve yaşam kalitesini sıfırlar.
  3. Çift Görme (Diplopi) ve Göz Kamaşması: Eğer lens tamamen düşmemiş ancak yana doğru kaymışsa, merceğin kenarı görme aksına girerek ışığın çift kırılmasına, hastanın tek gözle bile çift görmesine ve şiddetli kamaşmalara yol açar.
  4. Gözde İris Titremesi (İridodonezis): Lensi tutan bağlar koptuğu için, hasta gözünü her hareket ettirdiğinde gözün renkli kısmı (iris) tıpkı bir jöle gibi titrer.

Cerrahi Mükemmeliyet: Skleral Fiksasyon Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Sekonder göz içi lensi ameliyatı, standart bir katarakt cerrahisinden tamamen farklıdır. Gözün hem ön hem de arka segmentine aynı anda müdahale edilmesini gerektiren, sadece "Vitreoretinal Cerrahi" alanında üst düzey deneyime sahip hekimlerin başarıyla uygulayabileceği bir "rekonstrüktif (yeniden inşa)" operasyonudur.

Cerrahi Adımlar:

  1. Vitremoktomi (Göz Arkasının Temizlenmesi): Operasyon genellikle Pars Plana Vitrektomi (PPV) adı verilen mikrocerrahi ile başlar. Gözün arkasına düşmüş olan eski lens veya parçalanmış materyaller, gözün içine giren milimetrik özel aletlerle retinaya zarar vermeden dikkatlice temizlenerek dışarı alınır.
  2. Skleraya Asma (Sabitleme) İşlemi: Göz içi tamamen temizlendikten sonra, yeni ve katlanabilir özel yapay mercek gözün içine yerleştirilir. Bu merceğin ayakları (haptikleri), erimeyen, ömür boyu kalıcı, son derece ince ve dayanıklı özel cerrahi iplikler (Gore-Tex veya Prolen) kullanılarak gözün beyaz tabakasına (sklera) içeriden dışarıya doğru dikilir. Günümüzde Dr. Ayşe Öner tarafından uygun vakalarda "Dikişsiz Skleral Tünel (Yamane Tekniği)" de kullanılmaktadır; bu teknikte dikiş yerine merceğin ayakları sklerada açılan mikroskobik tünellerin içine eritilerek sıkıştırılır.
  3. Hassas Merkezleme: Mercek, dikişlerin gerginliği ayarlanarak gözün tam merkezine (pupilla aksına) milimetrik olarak ortalanır. Bu asma işlemi, merceği adeta bir hamak gibi gözün orta boşluğunda ömür boyu sabit ve güvenli bir şekilde tutar.

Komplike bir ameliyat veya talihsiz bir travma, gözünüzdeki ışığı sonsuza dek söndüremez. Göz anatominizi dünyanın en ileri mikrocerrahi teknikleriyle yeniden inşa etmek, lenssizliğin veya çift görmenin getirdiği o bulanık dünyadan kurtulmak ve VIP standartlarda yaşamak için Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği’nin hasta danışmanlarıyla vakit kaybetmeden iletişime geçin. Sizin için ikinci bir şans, en güvenilir ellerde hazır.

Sıkça sorulan sorular

Normal katarakt ameliyatında, kendi merceğimizin incecik kapsülü (zarı) yerinde bırakılır ve yapay lens bu kapsülün içine güvenle oturtulur. Ancak daha önce başarısız bir katarakt ameliyatı geçirdiyseniz ve bu zar parçalandıysa, ya da gözünüze aldığınız ağır bir darbe veya Marfan Sendromu gibi genetik hastalıklar nedeniyle lensiniz kendi kendine gözün içine düştüyse, yeni lensi "koyacak bir yer (kapsül)" kalmamış demektir. İşte bu durumda, özel olarak tasarlanmış yapay lenslerin gözün dış beyaz duvarına (skleraya) kalıcı dikişlerle asılması/tutturulması işlemine "Sekonder Lens Uygulaması" denir.

Bu operasyon, oftalmolojinin üst düzey cerrahi beceri gerektiren "ustalık" alanlarındandır. Dr. Ayşe Öner tarafından gözün duvarına en ileri tekniklerle (dikişli veya dikişsiz skleral fiksasyon yöntemleriyle) yerleştirilen bu lensler, milimetrik olarak dengelenir. İşlem başarılı yapıldığında lens ömür boyu yerinde sabit kalır ve hastaya ömür boyu güvenli, net bir odaklanma sağlar.

Özellikli vakalardan (komplike cerrahilerden) kaçınan birçok klinik hastayı bu şekilde geri çevirebilmektedir. Ancak bu, kliniğimizin tam olarak uzmanlık alanıdır. VIP sağlık turizmi hizmetimizle; uzun bekleme listelerini atlayıp geldiğiniz gün operasyon planınız yapılır. Daha önceki başarısız cerrahilerin bıraktığı enkaz profesyonelce temizlenir, yeni lensiniz göz duvarına asılır ve lüks konaklamanızla desteklenen güvenli bir nekahet sürecinin ardından HD netliğiyle ülkenize dönersiniz.

Tedaviler

Bilgi ve Randevu Formu

Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.