Hayatın her anını, her detayını ve tüm renklerini özgürce, hiçbir engele takılmadan görebilmek, yaşam kalitemizin en temel belirleyicisidir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte gelen doğal fizyolojik değişimler veya katarakt oluşumu, bu özgürlüğü kısıtlayarak bizi gözlüklere veya kontakt lenslere bağımlı hale getirebilir. Sabah uyandığınızda saati görmek için gözlüğünüzü aramadığınız, bilgisayar başında çalışırken ekrana eğilmek zorunda kalmadığınız ve uzak manzaraları tüm netliğiyle izleyebildiğiniz bir dünya, günümüzün ileri optik teknolojileri sayesinde artık hayal değil. Halk arasında "Akıllı Lensler" olarak da bilinen Multifokal (Uzak, Orta, Yakın Mesafeleri Gören) Göz İçi Lens Uygulamaları, ömür boyu sürecek kesintisiz ve gözlüksüz bir görüş vizyonu sunmaktadır.
Genç yaşlarda, gözümüzün içindeki doğal mercek (lens) adeta bir otomatik odaklama motoru gibi çalışır. Uzağa, yakına veya orta mesafeye baktığımızda anında şekil değiştirerek (esneyerek) görüntüyü retinaya net bir şekilde düşürür. Ancak 40-45 yaşlarından sonra bu doğal mercek esnekliğini kaybeder (Presbiyopi) ve yakın okuma zorluğu başlar. İlerleyen yaşlarda ise bu mercek tamamen matlaşarak katarakt halini alır.
Multifokal göz içi lensler, esnekliğini yitirmiş veya matlaşmış bu doğal merceğin cerrahi olarak gözden alınarak, yerine kalıcı olarak yerleştirilen, üzerinde özel optik halkalar (ringler) bulunan ileri teknoloji ürünü yapay merceklerdir. Klasik katarakt ameliyatlarında kullanılan "tek odaklı (monofokal)" lensler sadece uzağı net gösterir ve hasta ameliyattan sonra kitap okumak veya bilgisayar kullanmak için yakın gözlüğü takmak zorunda kalır. Ancak multifokal (veya en güncel adıyla trifokal/üç odaklı) lensler, üzerlerindeki mikro-tasarımlı eşmerkezli halkalar sayesinde dışarıdan gelen ışığı göz içinde farklı odak noktalarına bölüştürür. Böylece gözlük kullanımına gerek kalmadan, gözün her mesafede kendi kendine netleşmesini sağlarlar.
Gözlüksüz ve bağımsız bir yaşamın anahtarı olan bu lensler, günlük yaşantımızın üç temel mesafesinde kusursuz bir optik performans sergilemek üzere mühendislik harikası olarak tasarlanmıştır:
Multifokal lens uygulaması, herkese standart olarak yapılabilen bir işlem değildir. "Her göze her lens uymaz" prensibiyle, hastanın göz yapısının bu teknolojiye milimetrik olarak uygun olması şarttır. Kliniğimizde bu lenslerin uygulandığı ideal hasta profilleri şunlardır:
Sarı nokta hastalığı, ileri evre glokom (göz tansiyonu), diyabetik retinopati veya kornea distrofisi olan hastalar, ışığın bölünmesi prensibiyle çalışan multifokal lensler için uygun aday değildirler. Bu nedenle detaylı muayene hayati önem taşır.
Ameliyatın başarısı, tamamen hastanın gözüne takılacak lensin kırıcılık gücünün ve açısının doğru hesaplanmasına bağlıdır. Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniğinde, sıradan ölçüm cihazları yerine, göze temas etmeden lazer ışınlarıyla gözün üç boyutlu topografik haritasını çıkaran Optik Biyometri cihazları kullanılır. Gözün ön kamarası, kornea eğriliği ve göz aksı uzunluğu mikron seviyesinde hesaplanarak hastaya özel (kişiselleştirilmiş) lens siparişi oluşturulur.
Multifokal lens uygulaması, dünyanın en çok yapılan, en güvenilir ve hasta konforunun en yüksek olduğu ameliyatlardan biri olan FAKO (Fakoemülsifikasyon) yöntemiyle gerçekleştirilir.
Hastalarımızın ameliyat sonrası dönemle ilgili bilmesi gereken en önemli bilimsel gerçek "Nöroadaptasyon" (beynin uyum sağlama) sürecidir. Multifokal lenslerde ışık eşmerkezli halkalardan geçerek uzak, orta ve yakın için aynı anda retinaya odaklanır. Beyin, ilk birkaç hafta veya ay boyunca hangi odağı seçeceğini öğrenme sürecindedir. Bu adaptasyon döneminde özellikle gece araç kullanırken ışıkların etrafında saçılmalar, haleler (halo) veya yansımalar (glare) görülmesi son derece normaldir. Beyin bu yeni optik sisteme alıştıkça (nöroadaptasyon tamamlandıkça), bu ışık saçılmaları hastayı rahatsız etmeyecek düzeylere iner ve görüş kusursuz bir doğallığa kavuşur.
Gözlüklerinizi başucunuzda bırakıp, hayatı her mesafeden kendi gözlerinizin gücüyle, net ve kesintisiz görebileceğiniz yeni bir döneme adım atın. En ileri optik mühendisliği, üstün cerrahi tecrübeyle birleştiren Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği’nin hasta koordinasyon birimiyle derhal iletişime geçerek, VIP konforundaki sağlık yolculuğunuzu bugünden planlayın.
Evet, akıllı lens teknolojisinin en büyük vaadi ve başarısı budur. Bu üst düzey lenslerin üzerinde iç içe geçmiş mikro-halkalar (odak alanları) bulunur. Kataraktı olsun ya da olmasın uygun hastalara takıldığında; hasta uzağı (araba kullanırken), orta mesafeyi (bilgisayar kullanırken, mutfakta doğrama yaparken) ve yakını (kitap okurken, telefona bakarken) herhangi bir numaralı gözlüğe ihtiyaç duymadan, kendi doğal görüşüymüş gibi net görebilir.
Akıllı lensler mucizevidir ancak "her göze ve herkese" uygun değildir. En büyük sır, doğru hastayı seçmektir. Eğer sarı nokta hastalığınız, glokomunuz (göz tansiyonu), ileri derece diyabetik hasarınız veya şiddetli kuru gözünüz varsa akıllı lens size mutsuzluk getirir. Kliniğimize geldiğinizde uygulanan OCT, kornea topografisi ve aberrometri testleri ile gözünüzün "uygunluk profili" %100 netlikte belirlenir. Şartlar uygunsa bu konfor size sunulur.
Refraktif katarakt cerrahisi (gözlükten kurtulma ameliyatı) sağlık turizminin en konforlu yüzüdür. 10-15 dakikalık damla anestezili ameliyatınızın ardından gözünüz bandajlanmaz. Sıklıkla iki göz birer gün arayla veya aynı seans içerisinde uzman kararıyla opere edilir. Bu süreçte asistanlarımızın koordine ettiği İstanbul veya Ankara'nın en iyi lokasyonlarındaki lüks otelinizde dinlenebilir, ameliyatın ertesi günü Türkiye'nin tarihi ve kültürel güzelliklerini yepyeni, HD ve gözlüksüz bir vizyonla keşfetme özgürlüğünü yaşayabilirsiniz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.